MUSTAFA KEMAL’İ TAHSİL DEVRESİNDE ETKİLEYEN EN ÖNEMLİ OLAY

0
338

ALİ FUAT CEBESOY

Mustafa Kemal, bu sırada Manastır Askerî îdadisi’nin ikinci sınıfında idi. Seferberlik olduğu için delikanlılar davul zurna şenlikle­ri içinde ellerinde bayraklar olduğu halde cepheye gidiyorlar­dı. Askerliğe çağırılmayanlardan gönüllü olanlar da çoktu. Bunların arasında bıyıkları henüz terlememiş çocuklar bile vardı. İdadi talebeleri, akın akın Manastır’dan geçen tabur­ları seyrederlerken, içleri içlerine sığmıyordu. Mustafa Ke­mal, gönüllü gitmek istiyenlerin başında idi. Türlü sebepler bu isteğine engel oldu. Savaş çok kısa sürmüştü. Ethem Paşa kumandasındaki Alasonya Ordusu, Yunanlıları önüne katmış ilerliyor, şehir ve kasabalar işgal ediyordu. 24 nisanda Timova, ertesi günü Yenişehir zaptolundu. Türk ordusu 5 mayısta Farsala’da kurulmuş olan Yunan savunma hattını parça par­ça etmiş ve parlak bir zafer kazanmıştı. Yunanlılar son dayan­ma noktası olarak Dömeke’yi seçmişler ve burada toplanmış­lardı. 16 mayısta Türk – Yunan harbinin en büyük ve en önem­li savaşı, Türk ordusunun Dömeke’ye taarruzu ile başladı. Düşman buradan da sökülüp atılmıştı. Prens Konstantin se­lâmeti firarda aramış, gece karanlığından faydalanarak güçbelâ kaçabilmişti. Yunan ordusunun ricati bozgun halini al­mıştı. 19 mayısta Forga Boğazı da işgal olunmuştu. Termopil
Geçidi Türk askerlerinin gözü önünde idi. Artık Atina yolu açılmıştı. Mukavemet imkânı kalmamıştı.

Zafer haberleri, Osmanlı împaratorluğu’nun her tarafında bayram sevinci yaratıyordu. Manastır bayraklarla donatılmıştı. Geceleri fener alayları yapılıyordu. «Padişahım çok ya­şa!» avazeleri göklere yükseliyordu. Bu temenniye Mustafa Kemal de bütün samimiyeti ile katılmıştı. Türk ordusu son ve kati darbeyi vurmak için hazırlanırken, İstanbul’dan mü­tareke emri geldi. Türklerin ilk zaferleri üzerine Atina’da pa­nik başlamıştı. Savaş taraftarları sinmiş, Deliyani Kabinesi is­tifa zorunda kalmış, yerine geçen Rallis Hükümeti, Rusya’ya müracaat etmişti. Çar İkinci Nikola, padişaha bir telgraf çe­kerek, kazandığı zaferlerin kan dökülmesine mâni olacak bir mütareke ile taçlandırılmasını saygılı bir ifade ile rica etmişti. Bunun üzerine Sultan Hamid, Ethem Paşa’ya muhasematın
kesilmesi emrini vermişti. Mütareke imzalandı.

Zafer kazanılmış, fakat nimetlerinden faydalanılamamıştı. Zaman zaman bu olaya temas eden Mustafa Kemal, bize şun­ları söylemiştir:

— Hocalarımız bize, bütün Yunanistan’ın işgalinin müm­kün olduğunu söylemişlerdi. Mütareke haberi gelince aydın fi­kirli okul zabitlerimiz, büyük teessür duydular. Biz, onların yüzlerinden bunu anlıyorduk. Fakat bir şey soramıyorduk. Yalnız arkadaşım Nuri (Cumhuriyet Devrinde Milletvekili Nu­ri Conker) genç bir zabitin, böyle olmamalıydı, yazık, çok ya­ zık diyerek ağladığını anlattı. Manastır sokaklarında yine şen­ ikler yapılıyor, yine «Padişahım çok yaşa!» avazeleri yükseli­yordu. Ben ilk defa bu temenniye katılmadım.

ALİ FUAT CEBESOY, SINIF ARKADAŞIM ATATÜRK, İNKILAP VE AKA KİTABEVLERİ, 1967, S. 11-12

Avatar

Leave a reply