İÇ ASYA’DA “OCAK”

0
277

Emel ESİN

Soğuk iklimlerde tabiî şekilde kullanılan ocak, îç Asyada, boy tim­sâli idi ve dînî bir manâ da taşırdı. Doğuda, savaş tanrısı ibâdeti ile il­gili bir mâhiyet alan maden işçiliği âyinleri de, ocak başında yapılıyordu. Ocak tanrısı ve tanrıçasına kurban ve «saçığ» (saçı) ile «tökük» (şarab dökmek) şeklinde hediyeler de arzediliyordu. Ocağın etrafındaki mekânın kosmografik manâ alması, kubbenin göğe teşbihi, dört yön ve kapı eşiği tanrılarına tapılması gibi âdetler, Çin kaynaklarında, kadîm Chou (M.Ö. 1059-249) devrine izâfe edilir. (Chou’ların ekseri boylarının Türk olduğu Eberhard tarafından gösterilmiştir). Fakat otağa benzer yapılan bütün İç Asyada yaygın idi. Erken Taş devrinde ve daha sonra, Aral gölünün ba­tısından Sibiryaya (lev. I/d ) ve Orta Asyaya, Geç Taş devrinden itibâren de henüz çinlileşmemiş bulunan ve o devirde İç Asya göçebelerinin Doğu­daki vatanı olan bugünki Kuzey Çine kadar (lev. X V H /b ), otağa benzer yapılar mevcûddu.

EMEL ESİN, İSLÂMİYETTEN ÖNCEKİ TÜRK KÜLTÜR TÂRİHİ VE İSLÂMA GİRİŞ (TÜRK KÜLTÜRÜ EL-KİTAB I, II, CİLD l/b ’ DEN AYRI BASIM, EDEBİYAT FAKÜLTESİ MATBAASI İSTANBUL 1978, S. 7

Avatar

Leave a reply