GÖÇEBE VE MEDENİ TÜRKLERDE YARATMA YOLLARININ BENİMSENMESİ ŞARTLARI

0
206

ORD. PROF. DR. A.ZEKİ VELİDİ TOGAN

“Yaratma zihniyeti”nin benimsenmesine göçebe­lik an’aneleri mani olduğuna dair edebiyatımız­da ve Garbde yazılanların kıymeti yoktur. Bila­kis rus alimlerinin, V. Gregor’yev ve P. Saveliyev’den başlayıp, müteaddid defa kendi tecrübe­leri sıfatiyle tesbit ettikleri gibi, göçebe Türk ve Moğollarda bu zih­niyetin Orta asyanın medeni Türklerine nisbeten daha kolay benimsen­diği daha geçen asır ortasında Kırgızlar arasından çıkan alim Çokan Velihan ile Buriatlar arasında zuhur eden alim Gürcü Banzarov gibi harikaların mevcudiyeti ve bunları takip eden diğer bazı parlak simalar ile sabit olmuştur. Yalnız göçebelerin hayat şartları icabı, aralarından yetişen Garb zihniyetli alimler kendi muhitlerinde bir kül­tür çevresi yaratamıyorlardı, şimdi o göçebelikte, yayla çıkışları müs­tesna, hemen hemen kalmadı. Orta ve Önasya medeni şehirli Türklerinde Garb zihniyetini benimsemek ise çok vakit güçlük arzeder.
Çünkü bunlar göçebeler gibi körpe , değil, kafaları asırlarca taşımış oldukları medeniyetlerin teressübatı ile çok vakit dolmuş bulunuyor.

Arap ve lranlılarda da hal böyledir. Bunlara bu yabancı zihniyeti be­nimsetebilmek için kafalarını o eski medeniyetlerin tortularından te­mizlemek, yahut o eski tortuları yenisini kabul e müsaid bir hale ge­tirmek lüzum geliyor. Bu gibi sahalarda Garb yaratma zihniyeti dini kültürün kuvvetli tesiri altında kaldıklarından en çok dini ilimler ve fikriyat sahalarında çalışma metodunu benimseme yoluyla yerleşebildi­ği görülmektedir. Bunu çok iyi takdir eden Hindli Müslüman aydını Khudabakhsh meşhur lslam tetkikçisi I. Goldziher’in almanca eserleri­ni, İngilizce okuyan Hindli Müslümanlara okutmak maksadiyle, ingiliz­ceye tercüme ederek neşretmiştir, l. Goldziher kendisi dahi 200.000.000 Müslüman kendi dinlerini Garbin tarihi tenkid usulünü benimsemeyip bu şekilde tetkik etmek yoluna girerlerse, muasır medeni milletler arasında mühim mevki almış ve kendi fikri hayatlarında yüksek – seviyeye çıkmış olacaklardan demiştir. O halde biz sırf terbiye bakı­mından dini sahalarda Garb tenkidi usullerini öğreten “metodik” leri işlemek mecburiyetindeyiz.

Göçebeleri asri zıraat hayatına geçirmekte metodik çalışma saye­sinde hiç beklenmedik müsbet neticeler verdiği halde, bu terbiyeyi alanı yan çevrelerde göçebelikten asri ziraate geçmek işinin tamamiyle akim kaldığı geçen asırda Kazak-Kırğız ve Başkurtlar arasında yapı­lan tecrübelerle sabit olmuştur. Cengiz oğullarından Seydalioğlu Tilev
ve Cantüreoğlu Seyidhan isminde iki sultanın Rus mekteplerinde tahsilden sonra ziraati halkın ruhiyatına uygun bir şekilde ve onların itimadını kazanarak telkin eylemeleri neticesinde Kustanay vilayeti Kazak-Kırgızlarında ve Küçükoğlu Küçükov nam Başkurt subayının yine bu gibi metodik şekilde ve halkın güvenine dayanarak çalışma­
ları sayesinde Argayaş ve Yalan Başkurtları arasında asri zıraat siste­mi, komşu Rusları geri bırakan bir şekilde, benimsenmiş, fakat böyle milletin güvenini kazanan bilgin rehberlerin metodlu telkinlerinden mahrum kalan yerlerde ayni uruğlara mensup çevreler asri zıraat ha­yatına alışamamış ve sefalet içinde yuvarlanıp gitmişlerdir. Bu halin
Anadoludaki emsalini de memleketin her tarafında zıraat mühendisliği işinde bulunanlardan öğrenmek fırsatına nail oldum. Bütün bunlar Garbin yaradış zihniyetini aşılamak yolundaki mesaiyi biz Türklerde geniş bir mikyasta ve motodlu bir şekilde umumi milli bir iş olarak ele alıp yapmak icabettiğini göstermektedir. ilim sahasında yaradış
ile “Con Ahmetlik” ler arasındaki farkı da ancak bu metodik telkin­lerle anlatmak mümkün olacaktır.

TARiHTE USÛL, ORD. PROF. DR. A. ZEKİ VELİDİ TOGAN, S. 16-17

Avatar

Leave a reply

Daha Fazla Oku