Büyük Türk Bilgini “Biruni” ve Türk Astronomisi

0
379

Bîrûnî’nin astronomideki bir diğer başarısı da gözlemin dakikliğini artırmaya yönelik olarak gözlem araçlarında yaptığı özgün yeniliklerdir. İslâm Dünyası’nda gözlemevinin doğuşunda bilmek ve tanımak arzusunun önemli bir etken olduğu açık olmakla birlikte, aynı zamanda bazı İslâmî etmen lerin işe karıştığını söylemek de gerekmektedir. Bunlardan bir tanesi, ilk hilâlin gözlemlenmesine ilişkin olarak İslâm düşünürlerinin getirmiş olduğu kısıtlayıcı bir kural olan, en az iki güvenilir kişinin ilk hilâli gördüğünü belirtmesinin zorunluluğudur. Bu sıkıntının aşılmasına duyulan isteğin, sorunu gözlemler yoluyla çözme çabasını ön plana çıkardığını söylemek yerinde olur. Böyle bir yola başvurmak ise gözlemlerde duyarlılık ve dakiklik arayışını gündeme getirmiştir. Aslında Şemmâsîye Gözlemevi’nin kuruluşunu hazırlayan etmenlerden birisi de budur. Ayrıca, Şemmâsîye’deki 828 yılı dönence gözlemlerinin düş kırıklığı yaratması da ölçülerdeki dakikliği arttırma gereğini ön plana çıkarmıştır. Bu nedenle, dokuzuncu ve onuncu yüzyıllar içinde büyük boyutlu aletler yapılması girişimleriyle oldukça sık karşılaşılır. Fakat aletler büyüdükçe üretim ve işlerliklerinde bazı güçlüklerin baş göstermesi ve kendi ağırlıklarının etkisiyle şekillerinin bozulmasıyla, bu aletlerin bazı sakıncalarının olduğu anlaşılmıştır.

Bu durum karşısında, içlerinde Bîrûnî ve İbni Sînâ’nın da bulunduğu bazı astronomlar küçük alet kullanmayı yeğlemişlerdir. Dolayısıyla aletlerin cüsselerini fazla büyütmeden dakiklik ve duyarlılıklarını arttırma yolunun

bulunması büyük önem taşıyordu. Bunun farkına varan Bîrûnî gözlem aletlerinin boyutlarını büyütmek yerine, açı büyüklüklerinin okunduğu cetvellerin çapraz (transversal) çizgilerle bölümlendirilmesi yöntemini geliştirerek, Vernier İlkesi’nin temellerini atmıştır. Çok sonraları, on altıncı yüzyılın ünlü astronomlarından Tycho Brahe de (1546-1601) bu yöntemi kullanacaktır. İbn Sînâ ise, on yedinci yüzyıla kadar yaygınlaşmadan kalan, daha doğrusu, İbn Sînâ’dan hemen sonra unutulan, on yedinci yüzyıldan itibaren ise Avrupa’da çeşitli şekilleriyle icat edilerek yeni baştan canlanan ve yaygın bir şekilde kullanılmaya başlayan mikrometre adlı düzeneğin ilk örneğini geliştirmiştir.

Çok Yönlü Bir Bilgin Bîrûnî

Hüseyin Gazi Topdemir

Avatar

Leave a reply