BİR BEKTAŞİ ŞAİRİ, ‘ABDAL MUSA’

0
385

Bektaşiler’in büyük hürmet ve muhabbetini celbetmiş olan Abdal Musa, Şakayık Tercümesi (sahife 33) ve Evliya Çelebi (cilt 2, sahife 46), gibi menbalara göre “Yesevi” fukarasındandır. “Aşıkpaşa-zade” tarihinde olsun, “Şakayık Tercümesi”nde olsun bu zatın Bektaşi olduğuna dair hiçbir kayıt yoktur. Mamafih onun Anadolu din hayatında çok mühim tesirler bırakan abdallardan olduğu şüphe edilmez.

Kendisinin Bektaşi azizlerinden sayılması, Elmalı’da namına izafetle büyük bir Bektaşi tekkesi vücuda getirilmesi bunun bir neticesidir. Kaygusuz Abdal’ın şeyhi olmakla şöhret kazanan bu zatın, elimizde bir “Nasihatname”si ile, üç-dört parça manzumesi vardır.

Kim ne bilür bizi, nice soydanız

Ne zerrece oddan, ne de hoddanuz

Bize meftun olan, marifet söyler

Biz Horasan mülkündeki boydanuz.

Bizim zahmımuza merhem bulunmaz

Biz kudret okunda, gizli yaydanız

Yedi derya bizim, keşkülümüzde,

Hacım umman ise, biz de göldenüz.

Hızır İlyas bizim, haldaşımızdır

Ne zerrece günden, ne de aydanuz

Yedi tamu bize, nevbahar oldu.

Sekiz uçmak içindeki köydenüz.

Musa gibi “Lentarani” demirüz

Aslımızı sorar isen, Hoy’danuz.

Abdal Musa oldum geldim cihana

Ariflerin anladığı soydanuz…

Kaynak:

Bir Bektaşi Şairi Abdal Musa

Ali Rıza Köseoğlu

Hayat Tarih Mecmuası Mayıs 1968

Görsel: Abdal Musa Türbesi

Avatar

Leave a reply